.

KPDS ÜDS KELİMELERİ ençok – en sık çıkan KELİMELER 3

Salvage:  Mal kurtarmak
Satisfy:  Memnun etmek
Save:  Kurtarmak
Save (money/time):  Saklamak
Schedule:  Saatini saptamak, listeye kaydetmek
Score:  Skoru yazmak
Screen:  Perdelemek, elemek
Secure:  Güvenceye almak
Select:  Seçmek
self-finance:   Kendi kendine finanse etmek
Sense:  Hissetmek
Separate: Ayrı yaşamak
Serve: Hizmet vermek
Service: Bakımını sağlamak
Setup: Kurmak
Sew: Dikiş dikmek
Shape: Biçimlendirmek
Share: Paylaşmak
Sharpen: Kesinleştirmek
Shift: Değiştirmek
Ship: Göndermek
Show: Göstermek
Sign: İşaretlemek
Simplify: Kolaylaştırmak 
Sketch: Tarif etmek
Solace: Avutmak
Solidify: Sağlamlaştırmak
Solve: Çözmek
Sort: Sınıflamak
Spark: Kışkırtmak
Speak: Konuşmak
Spearhead: Öncü olmak
Specify: Açıkça belirtmek
Stabilize: Sağlamlaştırmak
Staff: Eleman sağlamak
Start: Başlamak
Stimulate: Harekete geçirmek
Stop: Durmak
Straighten:    Düzeltmek
Streamline: Verimlilik düzeyini arttırmak
Strengthen: Güçlendirmek
Structure: Yapılandırmak
Study: Çalışmak, incelemek
Substantiate: Kanıtlamak
Substitute: Yerine geçmek
Succeed: Başarmak
Suggest: Önermek
Summarize: Özetlemek
Supervise: Denetlemek
Supply: Tedarik etmek
Support: Desteklemek
Survey: İncelemek, teftiş etmek
Sustain: Güçlendirmek
Symbolize: Sembolize etmek
Synthesize: Sentezle birleştirmek
Systematize: Sistemleştirmek
Start(V): Başlamak, Başlatmak
Strange(adj): Tuaf, Garip, Yabancı
Summit(N): Zirve, Doruk
Select(V): Seçmek, Ayırmak
Suggest(V): Önermek, Teklif etmek
Seek(V): Aramak, Araştırmak
Seize(V): Yakalamak, Gasp etmek
Seek(v): Çabalamak, Araştırmak
Sufficient(adj): Yeterli, Kafi
Shape(N): Biçim, Şekil
Simultaneously(adv): Eş zamanlı bir şekilde
Suddenly(adv): Aniden, Birdenbire
Steady(adj): Sağlam, Güvenilir
Significant(adj): Kayda değer, Önemli
Severe(adj): Sert, Zor, Şiddetli
Stable(adj): Sağlam, Güvenilir, Sabit
Scarce(adj): Seyrek, Nadir, Eksik
Success: Başarı, Üstesinden gelme
Substantial: Büyük, Yoğun
Suitable: Uygun, Elverişli, Rahat
Seemingly: Görünüşe göre,Görünüşe bakılırsa
Scarely: Hemen hemen, Güçlükle, Zorla
Selection: Seçme, Seçenek
Similarity: Benzerlik
Stage: Evre, Saha
Set up: Kurmak, Saptamak,Tespit etmek
Snatch: Yakalamak, Gasp etmek
State: İddia etmek, Bildirmek,Hak talep etmek
Search of: Aramak, Araştırmak
Suppose: İzin vermek
Surprise: Şaşkına çevirmek,Hayrette bırakmak
Surprise greatly: Şok etmek
Subject: Konu, Sorun
Seperate: Bölmek, Taksim etmek,Bölünmek
Statement: Yorum, Eleştiri
Stres: Vurgu, Vurgulama, Önem
Tabulate: Çizelgelemek
Takecharge of: Sorumluluğunu üstlenmek
Takethelead: Liderliği ele geçirmek
Talk: Konuşmak
Task with/to: Görevlendirmek
Teach: Öğretmek
Tend: Eğilim göstermek
Test: Test etmek
Tighten: Sıkılaştırmak
Time: Zamanlamak
Train: Eğitmek
Transcribe: Uyarlamak
Transfer: Çevirmek
Transform: Dönüştürmek
Translate: Tercüme etmek
Transmit: Göndermek 
Travel: Yolculuk etmek
Treat: Davranmak, Elden geçirmek
Triple: Üç kat artmak
Troubleshoot: Sorunu bulup gidermek
Tutor: Özel öğretmen
Type: Daktilo kullanmak
Treat(V): Tedavi etmek
Take place(V): Olmak, Meydana gelmek
Take after(V): (Fizikiolarak)(birine)Benzemek(Biri)Gibi davranmak
Tradition(N): Gelenek
Treatment(N): Tedavi, Davranış, Muamele
Tasty(adj): Tadı güzel, Lezzetli
Trend(N): Eğilim, Akım
Tendency: Eğilim, Akım
Trustworhy: Güvenilir, Sağlam
Temendously: Çok, Son derce
Through: Aracılığıyla, Vasıtasıyla
Teaching: Öğretme, Eğitim,Öğrenim
Tolerate: -i Çekmek,-e Tahammül etmek
Try: Çabalamak, Araştırmak
Take part in: (İn) (-e) Katılmak
Thick: Yoğun, Kalın, Sık
Think about: Üzerinde düşünmek,Düşünme, Dikkate almak
Talk: Görüşme, Müzakere
Uncover: Meydana çıkarmak
Understudy: Dublörlük yapmak, yedek aktör
Undertake: Üstlenmek
Unify: Birleştirmek
Unit: Birleşme
Update: Güncelleşmek
Upgrade: Yükselmek
Use: Kullanmak
Utilize: Kullanmak
Unknown(adj): Bilinmeyen, Yabancı, Meçhul
Unaccustomed(adj): Alışılmamış, Alışılmadık
Undecided(adj): Kararsız, Tereddüt içinde,Karar verilmemiş
Understandable(adj): Anlaşılır, Kavranılır
Unwise(adj): Akılsızca
Unemployed(adj): İşiz, Boşta
Unlike (prep): -den Farklı olarak
Unique(adj): Tek, Yegane, Eşsiz
Ultimate(adj): Son, Nihai
Unfit(adj): Uygun olmayan
Unlikely(adv): Olası olmayan
Unlimited: Sınırsız
Unable to be seen: Görülmez, Görünmez
Unequalled: Tek, Yegane, Eşsiz
Unavoidable Kaçınılmaz, Çaresiz
Unwillingly: İstemeyerek, Gönülsüzce
Use up: Tüketmek, Bitirmek
Unused to: Alışılmamış, Alışılmadık
Unusual: Tuaf, Garip, Yabancı
Validate: Onaylamak
Verbalize: Açıklamak
Verify: Doğruluğunu kanıtlamak
Vitalize: Yeniden hayata döndürmek
Volunteer to/for: Gönüllü olmak
Vital(adj): Çok önemli, Yaşamsal,Yaşam için gerekli
Vanish(V): Gözden kaybolmak
Varied(adj): Çeşitli, Türlü değişik
Valuable: Değerli
Violent: Sert, Şiddetli

« Older Entries   Newer Entries »