.

İNGİLİZCE Hazırlık (PROFICIENCY) Sınavı Kelimeleri 2 (ençok – en sık çıkan Kelimeler)

Further (adj): Ötedeki, uzaktaki, daha uzak
Farther(adv): Daha uzak, ötedeki
Employer: Patron
Employment: İş verme, iş, görev
Unemployed: İşsiz
Emloyee: İşçi, memur
Reach: Uzanmak, erişmek, yetişmek
Civil: Vatandaşlarla ilgili, sivil
Servent: Hizmetçi, uşak
Salary: Maaş, aylık ücret
Fault: Kusur, kabahat, hata, yanlış
Fetch: Alıp getirmek, getirmek
Resign: İstifa etmek, Çekilmek
Wound: Yaralanmak, inciltmek
Permit: İzin vermek, ruhsat vermek, fırsat vermek
Let: İzin vermek
Fell: Hissetmek
Bend: Kıvırmak, bükmek, eğmek
Curve: Eğmek, bükmek, eğilmek, bükülmek
Fold: Katlamak, bükmek
Afford: Gücü yetmek
Despite: -e rağmen
Charge: Hesaba geçirmek, Fiyat talep etmek
Pile: Yığın, küme
Guilty: Suçlu, kabahatli
Memorise: Ezberlemek
Excess: Aşırı, fazlalık
Worth: Değer, servet, bedel
Priceless: Paha biçilmez, çok değerli
Due to: -den dolayı
Although: -e rağmen
Regard: Dikkatle bakmak, kabul etmek, dikkate almak
Attribute: Sıfat, vasıf, nitelik
Remind: Hatırlatmak
Rely on: Güvenmek, itimat etmek
Argue: Tartışmak, münakaşa etmek, ispatlamak
Pay: Ödemek
Approve: Uygun bulmak, onaylamak
Deal with: Değinmek
Commit: İşlemek, yapmak, teslim etmek, emanet etmek
İnsist: Üstelemek, ısrar etmek
Complain: Şikayet etmek
Blame: Ayıplamak, azarlamak, suçlamak, sorumlu tutmak
Belonge:  Ait olmak
Dream: Rüya görmek, hayal kurmak
Consult: Danışmak
Translated: Çevirmek, tercüme etmek
Inform: Bilgi vermek, bilgilendirmek
Concentrate: Yoğunlaştırmak, özünü çıkarmak
Conflict: Çekişmek, ihtilata düşmek
Forgive: Affetmek, bağışlamak
Prevent: Engellemek, önlemek
Believe: İnanmak
Congratulate: Tebrik etmek, kutlamak
Conceive: Anlamak, kavramak
Escape:  Kaçmak
Loan: Ödünç vermek, ödünç alma, borçlanma
Borrow: Ödünç almak
Responsible: Sorumlu, güvenilir, sağ duyulu
Concern: İlgilendirmek
Exaggerate: Abartmak, büyütmek
Neutral: Tarafsız, yansız
Sarcastic: İğneleyici, alaycı, küçümseyici
Collective: Toplu, ortak, ortaklaşma
Exclusive: Umuma açık olmayan
Enhance: Yükseltmek, arttırmak, fazlalaştırmak
Engaged: Meşgul, tutulmuş
Value: Değer, kıymet, değerlendirmek, Değer vermek
Improve: Düzeltmek, yoluna koymak
Stress: Önem vermek, vurgulamak
Force: Zorlamak, mecbur etmek
Provake: Kışkırtmak, kızdırmak
Impress: Etkilemek, aklına sokmak
Underline: Altını çizmek, önemini belirtmek
Wage: Ücret, devan etmek, sürdürmek
Save: Kurtarmak
Riches: Zenginlik, servet
Level: Düzey, düzlemek, düzeltmek
Earning: Kazanç, kar, maaş, gelir
Note: Dikkate almak, önem vermek,  not etmek
Point out: Belirtmek
Integration: Tamam kılma
Remark: Söylemek, demek
Engage: İşe almak
Quit: Bırakmak, vazgeçmek
Succeed: Başarmak
Sceptical: Şüpheci, şüphe edici
Outrage: Zulüm, rezalet, kötü davranmak
Benefit: Fayda, kar, yarar, iyiliği dokunmak, yararlanmak
Exchange: Değiş, takas
Contract: Kasılmak, daraltmak, büzmek, anlaşma yapmak
Remove:  Kaldırmak, Yerinden Uzaklaştırmak
Exhausted: Tükenmiş, bitkin, yorgun
Rind: Kabuk
Round: Yuvarlak
Range: Dizmek, sıralamak, alan, saha
Shell: Kabuk
Skin: Kabuk
Affect: Etkilemek, dokunmak
Efect: Etki, sonuç, başarmak, gerçekleştirmek
Alter: Değiştirmek, değişmek
Complete: Tamamlamak
Complement: Tamamlayıcı, tamamlamak
Change: Değiştirmek
Achieve: Başarmak
Vary: Değişmek, değiştirmek
Obtain: Bulmak, almak, ele geçirmek
Extract: Çıkarmak, söyletmek
Various: Çeşitli
Alternative: Seçenek, alternatif
Accept: Kabul etmek, onaylamak
Admit: Kabul etmek
Rob: Soymak, yağmalamak
Mug: Saldırıp soymak
Voyage: Yolculuk, seyahat
Fine: Para cezası
Spectator: Seyirci
Audience: Dinleyici
Watcher: İzleyici
Break in/into: Zorla girmek
Break out: Ortaya çıkmak
Break down: Bozulmak
Break up: Dağılmak, dağıtmak, ayırmak
Separate: Ayırmak, bölmek
Bring in: Kazandırmak
Bring about: Neden olmak
Bring up: (Bir çocuğu) yetiştirmek, büyütmek
Bring down: Düşmesine sebep olmak
Call on: (birine) uğramak
Call back: Geri çağırmak, arayan kişi geri aramak
Call up: -e telefon etmek
Call off: İptal etmek
Call for: Uğrayıp almak
Immediate: Şimdiki
Simply: Ancak, sadece, basit bir şekilde
Honourable: Onurlu, şerefli
Disagrement: Anlaşmazlık, uyuşmazlık, münakaşa
Dispute: Tartışma
Achievement: Başarı
Responsibility: Sorumluluk
İmmortality Ölümsüzlük
Abandon: Vazgeçmek, bırakmak
Gentle: Nazik, ılımlı
Hatred: Ki, nefret
Judge: Yargıç, hakim, hakem
Exceed: Aşmak, geçmek
Rule: Yönetmek, kural
Knowledge: Bilgi, ilim
Injure: Bozmak, inciltmek, zarar vermek
Depen on: Güvenmek, bağlı olmak
Suffere: Istırap çekmek
Provide: Tedarik etmek, sağlamak
Charge: Emretmek, görevlendirmek, sorumlu tutmak
Comment: Açıklamak, fikrini söylemek
Accurate: Doğru, tam
Accumulate: Toplamak, biriktirmek
Accuse: Suçlamak, itham etmek
Concern: İlgilendirmek
Concerned: İlgili
Maid: Genç kız, hizmetli, kız çocuğu
Assess: Değer biçmek
Tone: Nitelik, ton, renk tonu, müzik, tonu
Formal: Resmi
Indifferent: Kaygısız, aldırmaz, umursamayan, duygusuz
Optimistic: İyimser
Scenery: Manzara
Plantation: Büyük çiftlik
Community: Toplum, halk
Chiefly: Başlıca, en çok
Nomad: Göçebe
Gypsy: Çingene
Hurter: Avcı
Term: Terim
Settle  down: Yerleşmek, oturmak
Wander: Dolaşıp gezmek, dolaşıp durmak
Gather: Toplamak, yığmak
Herd: Hayvan sürüsü
Raise: Kaldırmak, yükseltmek
Breed: Doğurmak, yavrulamak
Evelate: Yükseltmek
Deplete: Tüketmek, bitirmek
Use up: Tüketmek, bitirmek
Respect: Bakım, yön, husus
Common: Genel, yaygın
Usual: Alışılmış, olağan, her zamanki
Vital: Hayati, yaşayan, önemli
Emerge: Meydana çıkmak
Component: Öğe, unsur, elemen
Land space: Kır manzarası
Promise: Söz vermek, ümit vermek
Slip: Kaymak, yanılmak, sıvışmak
Endless: Sonsuz
Expert: Uzman, usta
Scene: Manzara, sahne, dekor, perde
Suffering: Istırap acı, keder
Poor: Yoksul, fakir,
Vegetation: Bitkiler
Pattern: Örnek, model, patron
Belt: Kuşak, kemer, kayış
Occur: Meydana gelmek
Preserve: Korumak, saklamak
Cultivation: Tarım, yetiştirme, kültür
District: Mahalle, bölge, mıntıka
Gradual: Kademeli
Southward: Güneye doğru
Occupy: Tutmak, işgal etmek, meşgul etmek
Arrange: Düzenlemek, düzenlemek
Related: İlgili, akraba, yakın
Resouece: Kaynak
Tend: Meyilli olmak, yönelmek
Regulation: Düzen, yönerge, talimat
Recreation: Eğlence
Take after: Benzemek, andırmak
Resemble: Benzemek, andırmak
   

 

« Older Entries   Newer Entries »